ABD’nin Boston kentinde 1919 yılında endüstriyel alkol imalatında kullanılan 8,7 milyon litre kapasiteli çelik depolama tankının infilakı, 21 kişinin vefatı ve yüzlerce kazazedenin yaralanmasıyla neticelendi. Yüksek iç basınç sonucu çevreye yayılan devasa pekmez kütlesi, kentsel altyapıda ağır tahribat meydana getirerek tesis güvenliği mevzuatının baştan sona yenilenmesine zemin hazırladı.
İmalat sürecinde hammadde olarak tutulan sıvının depolandığı haznede, mevsim normallerini aşan hava sıcaklığı ve fermantasyon evresi kontrolsüz bir gaz sıkışmasına yol açtı. Çelik levhaların mukavemet sınırını zorlayan şiddetli genleşme, büyük bir gürültü eşliğinde mekanik yarılmaya ve yüksek kinetik enerjiyle tonlarca yoğun kütlenin çevreye fırlamasına neden oldu.
Tesis çevresine yayılan 8 metre yüksekliğindeki akışkan dalgası, saatte 56 kilometre hıza ulaşarak demir yolu köprüleri, tüneller ve yerleşim alanlarını yıktı. Yüksek vizkozitesi sebebiyle tahliyeyi imkansız kılan akıntı insanları ve araçları sürüklerken, 21 kişi enkaz etkisi ile boğulma neticesinde hayatını kaybetti, yüzlerce yaralı ise hastanelere kaldırıldı.
Liman havzası ile kanalizasyon hatlarına dolan endüstriyel atığın arındırılması aylar sürerken, taş binaların temellerine işleyen kalıntılar uzun vadeli yapısal hasar bıraktı. Sıcak dönemlerde koku emisyonunun yıllarca sürdüğü belgelenirken, yaşanan facia kimyasal üretim prosesleri ve basınçlı depolama sistemlerine dair yasal denetim standartlarının baştan aşağı yeniden düzenlenmesini zorunlu kıldı.
