S&P Global Ratings, Ortadoğu’daki savaşın tetiklediği enerji fiyat şokunun Türkiye’de enflasyonu yukarı çekeceğini, büyümeyi ise frenleyeceğini öngördü. Kurum, sıkı para ve ücret politikalarının sürmesi ve rezervlerin korunması halinde ekonominin şoku atlatabileceği görüşünde. Değerlendirmede 2026 büyüme tahmini 0,4 puan aşağı çekildi.
S&P’nin analizine göre, yaklaşık 18 milyar dolarlık fon tasfiyesine yol açan süreç, liraya yönelik geniş çaplı bir güven kaybına dönüşmedi. Fonlardan çıkan kaynak büyük ölçüde döviz yerine Türk lirası cinsinden banka mevduatlarında park edildi.
Eylülde başlayan fon soruşturması ve bazı yatırım fonlarının tasfiyesi, zorunlu varlık satışları üzerinden hisse senedi piyasasında sert bir düzeltmeye yol açtı. Kurum, TCMB’nin hızlı likidite sağlamasının ve düzenleyici çerçevedeki ayrıştırıcı önlemlerin finansal bulaşmayı engellediğini belirtti.
Döviz mevduat payı sabit kaldı
Hanehalkının liraya güvenini koruması ve döviz talebinin gerilemesi, TCMB’nin döviz rezervlerini kısmen yeniden oluşturmasına imkân verdi. Eylül itibarıyla döviz cinsinden mevduatların toplam banka mevduatları içindeki payı yüzde 38,7 ile yıl başındaki seviyesinde kaldı.
Kurum, enerji fiyat şokunun enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı kuracağını öngörüyor; yıllık ortalama enflasyonun 2026’da yüzde 30,9, 2027’de yüzde 21,7 olması bekleniyor. “Durağan” not görünümü, yetkililerin sıkı para ve ücret belirleme politikalarını sürdürmesi ve döviz rezervlerinin daha fazla tüketilmemesi varsayımına dayanıyor.
Büyüme tahmininde aşağı yönlü revizyon
GSYH büyümesinin 2025’teki yüzde 3,7 seviyesinden 2026’da yüzde 3’e inmesi bekleniyor. Ortadoğu’daki savaş nedeniyle 2026 tahmini 0,4 puan aşağı çekildi; büyümenin 2027’de yüzde 3,7’ye hızlanacağı öngörülüyor.
2025’te GSYH’nin yüzde 2,6’sı düzeyindeki bütçe açığının 2026’da sınırlı genişlemeyle yüzde 3’e yaklaşması, kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzde 30’un altında kalması tahmin ediliyor. S&P, nisandaki son değerlendirmesinde kredi notunu “BB-/B” olarak teyit etmiş, görünümü “durağan” bırakmıştı; 16 Ekim’de beklenen Türkiye değerlendirmesi ise pas geçilmişti.
